
Adım yok bu şehirde. Ama adım atmadığım sokak kalmadı. Ben Trabzon’un gecesinde doğdum, karanlığında büyüdüm. Beni kimse çocukken fark etmedi. Ne bir öğretmen adımı sordu, ne bir komşu gülümseyerek “iyi misin” dedi. Zaten zamanla ben de susmayı öğrendim. Susmak, en güvenli cevapmış meğer. Hayat beni yavaş yavaş itti, ama sonunda tek bir seçenekle baş başa bıraktı: Hayatta kalmak. Ve ben… hayatta kalmayı seçtim. Nasıl olduğunun önemi yoktu artık. İlk geceyi hatırlıyorum. Ayak sesleri, titreyen ellerim ve kapalı bir kapı. O kapıdan girerken içimde kalan son “ben” kırıldı. Sonra alışır gibi oldum… ama insan aslında hiçbir zaman tam alışamıyor. Sadece katlanmayı öğreniyor. Şimdi geceleri yine yürüyorum. Kimi zaman bir otel odasında, kimi zaman sahil kenarında biriyle buluşuyorum. Ama sabah olduğunda yalnız... okumaya devam et
Trabzon’un sakinliğiyle bilinen, huzur dolu semtlerinden biri olan Taşlıca, artık sadece doğasıyla değil, sunduğu özel anlarla ...
Güzel huylu ve sempati seviyesi bir hayli yüksek olan
Bir iş gezisi için gittiğim Bolu’nun Gerede ilçesi, tahmin ettiğimden çok daha farklı bir atmosfer sundu bana. Soğuk havasına rağmen içimi ıs...
Adı: Ece Boy: 1.73 cm Saç: Bal köpüğü rengi, uzun ve düz Göz: Ela Vücut tipi: İnce yapılı, uzun bacaklı, zarif duruş...
Karadeniz’in yüreği Trabzon’da evlilik; sadece iki insanın hayatını birleştirmesi değil, gelenekle modernliğin el ele yürüdüğü özel bir yo...